KAYSERİ’DE BİR JAPON

Merhabalar. Ben Baran Mermer. Japonya hakkında bildiğim her şeyi sizinle paylaşmak üzere Japon Akademi’de yazılar yazmaya başladım.

İlk olarak sizinle eski ve çok önemli bir anımı paylaşacağım… İyi okumalar dilerim. 🙂

1999 yılının Temmuz ayıydı. Nevşehir, Ürgüp ve Göreme gibi turistik merkezlere en yakın hava alanının Kayseri’de olduğu yıllar.

Bir yandan çalışıp bir yandan da ÖSS sınavına hazırlanıyorum. Farklı dillere ve yabancı kültürlere olan merakım üst düzeyde. Nerede bir turist görsem yanına gidip konuşmaya çalışıyorum.

Ancak Japonlar’dan çekiniyorum. Tabi  çekik gözlü olduğunu gördüğüm herkesin Japon olduğunu zannetmem de ayrı bir mesele. Yanına gidemediğim için milletini de öğrenemiyorum.

Bize anlatıldığı kadarıyla Japonca’nın çok zor bir dil olduğu bilgisine sahibim. Japonlar hakkındaki diğer bilgilerimiz de karate filmlerinden. İyi dövüştüklerini ve çok zeki olduklarını biliyoruz.

İşte bu toyluk ve dil bilmezlikle bir gün Kayseri’nin merkezinde yani meydan civarında dolaşan genç bir Japon’u gözüme kestirdim. Japoncam hiç yok, İngilizcem de yarım yamalak. Ama bir cesaret atladım önüne.

“Hello. Can I help you?” diyerek girdim lafa… Size de tavsiyem hiç çekinmeyin turistlerden. Kibarca merhaba deyin ve yardıma ihtiyacı olup olmadıklarını sorun. Benim bu Japon arkadaşım haritada bir yerleri bulmaya çalıştığı için öyle bir soru sordum. Siz de aynısı yapın. Zaten ülkesinden ayrılmış bir turist haritaya bakıp nereyi arıyor olabilir ki? Hava alanı, yemek yemek için lokanta ya da turistik bir yer…

Bu soruları sorunca nasıl cevaplarım diye de endişe etmeyin. Bilmeniz gerekenler çok basit. “Sağ, sol ve git”… Ya da oraya gidilecek otobüsün yanına kadar ona eşlik edebilirsiniz.

Ben de işte bu düşüncelerle ilk sorumu sormuştum ve lokanta aradığını fark ettim. Tabi bu arada tanıştık. Yanlış hatırlamıyorsam ismi Yoji’ydi. Yoji Furicchi… O da bana adımı sordu. “Baran” dedim. Tekrar ederken sürekli “Baranooo” diye bir ses çıkarıyordu. Defalarca düzeltmeyi denedim ama nafile. Sonra zamanla ben de alıştım. 🙂

Yemek yerken bir taraftan konuşmaya devam ettim. Belki inanmayacaksınız ama “Çatal, kaşık ve bıçak” kelimelerinin İngilizcesini Yoji’den öğrendim ve bir daha hiç unutmadım. Evet İngilizce’m de çok çok azdı.

Sonrasında Yoji benden bizim alfabeyi anlatmamı istedi. Ben de “A,B,C” diye anlatmaya başladım. Ve sıra “Ç” harfine geldi. “Ç” harfini söylediğimde öyle bir tepki verdi ki susturana kadar akla karayı seçtim. Enteresan bir şekilde bağırıyordu. “Auuuuu vaaaaaa areeeee” gibi sesler çıkarıyordu. Sussun diye yalvardım adeta. Herkes bize bakıyordu.

Latin alfabesinden farklı oluşuna şaşırmış. Aynı tepkileri “İ, Ş, Ü, Ö” gibi harflerde de gösterdi. Ben böyle bir şaşırma hayatımda bir daha görmedim. 🙂

Sonra yemeği yeyip kalktık. Bir kaç saat daha Kayseri’de vakit geçirdik ve Yoji Nevşehir’e doğru hareket etti.

Diyeceğim şu ki; yardıma muhtaç bir turist gördüğünüzde ona yardım etmeye çalışın. Bu size çok ciddi bir dil becerisi kazandıracak ve sizde daha fazla öğrenme isteği uyandıracaktır. Bilmediğiniz ve o an ihtiyacınız olan kelimeleri öğrendiğinizde yıllarca unutmayacaksınız.

Dil cesaret işidir. Eşiği atladığınız an hızlı bir şekilde öğrenmeye başladığınızı fark edeceksiniz.

Sayanora… 🙂

Baran Mermer

Japon Akademi Kurucu ve Koordinatörü

KAYSERİ’DE BİR JAPON&rdquo hakkında 1 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir